sitemap

12/5/2008

23/4/2008: Facebook Türkçe kullama
13/4/2008: Başlıksız
13/4/2008: Bütün İşlemci Listelerinin Anası 2005/2006
13/4/2008: Bilgisayar Ağları Rehberi
13/4/2008: Bilgisayarınızı Klavyeden yada Mouseden Açın
13/4/2008: CISC ve RISC Kavramları & En Basit Haliyle Bir İşlemci
13/4/2008: Hard diskin Çalışma Prensipleri
13/4/2008: İşlemci Alacakların Dikkatine ! AMD - Intel
13/4/2008: 30 aşkın blogcu şablonu bir arada

·  . Facebook Türkçe kullama

·  . Başlıksız

·  . Bütün İşlemci Listelerinin Anası 2005/2006

·  . Bilgisayar Ağları Rehberi

·  . Bilgisayarınızı Klavyeden yada Mouseden Açın

·  . CISC ve RISC Kavramları & En Basit Haliyle Bir İşlemci

·  . Hard diskin Çalışma Prensipleri

·  . İşlemci Alacakların Dikkatine ! AMD - Intel

·  . 30 aşkın blogcu şablonu bir arada

·  . extreme break dancing 2

19/4/2007: extreme break dancing 2
19/4/2007: Extreme Break Dancing
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - JAPONLAR
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - MÜZE
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - ÇÖPTEN ÇIKAN ADAM
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - SULU YATAK
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - GEÇEMEZSİN
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - GORİL
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - ÇUKUR
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - ÇUKUR 2
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - AZRAİL
17/4/2007: GİZLİ KAMERA ŞAKASI - MUTFAK
17/4/2007: muhabbet kuşu - alican ve aşkı

Facebook tarayıcınıza herhangibir eklenti yüklemeksizin Türkçeleştirme nasıl yapılır videoyu izleyiniz


13/4/2008




 
 1. Usb lamba
 
 notebook kullanıcıları, LAN oyuncuları, yada PC sini az ışıklı bir ortamda kullanan her kese göre bir ürün
 
 notebook kullanıcıları, LAN oyuncuları, yada PC sini az ışıklı bir ortamda kullanan her kese göre bir ürün
 
 USB portu üzerinden tüm PC yada Mac: Desktop/Laptop/Notebook uyumludur 
 
 Kolay taşınır- Kompakt dizaynı sayesinde kolayca taşınır ve saklanır
 
 Esnek boyun yapısı sayesinde size en uygun pozisyonu vermek ve rahatça kullanmak  çok kolay
 
 Çift LED li - yeterli seviyede çalışma alanını aydınlatır, çevreyi rahatsız etmez
 
 Kolay kullanım- Tak ve çalıştır yapısı ile kullanılması çok kolay
 
 Açma/Kapama düğmesi- istediğinizde açın önünüzü görün istediğinizde düğmeye basıp kapatın
 
 Uzun ömürlü- LED lerin kullanım ömrü 8,000 saat ortalamadadır
 
 
 2. USB masaüstü fan
 
 
 Sürekli soğuk hava sağlar ısınıp performans kaybına uğramanızı engeller
 
 Bilgisayar başınta tüm sıcaklayanların ihtiyacı
 
 USB üzerinden bağlanır kolayca çalışır
 
 Fan kanatçıkları yumuşak malzeden yapılmış olup herhangibir tehlike yaratmaz
 
 Üstün sesiz motor yapısı sayesinde sizi sesiyle rahatsız etmez
 
 Az enerji çeker gereksiz yüklenme yapmaz
 
 USB baglantılı feneri ile karanlıkta kolayca çalışmanızı sağlar
 
 
 
 3. USB ışıklı kablo
 
 USB 1.1 ve 2.o desteği vardır
 -Hublar, MPS-HDD ve Harici HDDler için tavsiye edilir
 -El ışığı sayesinde tüm kablo çok şık gözükür
 -Bağlantı kesintilerinde EL ışıkları söner ve kullanıcıyı uyarır.
 
 
 
 4. USB gece lambası
 
 Odanızda farklı renkler
 Pembe, mavi ve gri renk seçenekleri olan üründe, ışık yandığı sürece sıvı içerisindeki tanecikler de hareket ettiğinden şu güzel ortam da bozulmuyor.
 
 
 
 
 
 5. USB çay kahve ısıtıcı
 
 
 
 Driver gerektirmez, kahvenizi kolayca ısıtır. Plug & Play
 •Her kahve fincanı ile uyumludur.
 •Kaliteli malzemeden yapılmıştır
 NİTELİKLERİ :
 •Kahve / Çay / İçeceğinizi 40 Derecede tutar.
 •Her kahve fincanı ile uyumludur.
 •Kahvenizi her an ısıtmaya hazırdır.
 •Açma kapama düğmelidir.
 •Yanma riski yoktur. Kaliteli izolasyon malzemesinden üretilmiştir.
 •Kolay kullanımlı , sürücü gerektirmez. , Tak ve çalıştır.
 
 
 
 6. USB mini klavye
 
 
 
 FrogPad USB isimli bu ufak klavye, tam fonksiyonlu bir klavyenin pratik bir uyarlamasıdır. Mac, PDA, Pocket PC, PC veya cep telefonu gibi diğer taşınabilir cihazlar ile uyumlu FrogPad USB tek elle kullanılabilir. Böylece kullanıcı diğer eli ile dökümanları tutma ya da elini serbestçe kullanma şansına sahip olmaktadır.
 
 7. USB Fondü seti
 
 
 
 Tired of the lunchtime greasy McBurger with pickle routine? Looking to expand your culinary sophistication without leaving your cube? Look no further than the Fundue™ - the World's first desktop USB fondue set. With features like an LCD display, blue LED glowing heater element and fireglow USB cables you'll be the MacDaddiest, most svelte lemming in the office come lunchtime.
 
 Sure, you'll be sucking precious energy from your computer's power supply that your motherboard might need, but who cares when you are also sucking on a piece of crusty french bread drenched in a nutty Gruyere!
 
 Due to current limitations in the USB specification for power consumption, your Fundue should only be used to melt cheeses and chocolates. However, when the new USB 3.0 specification hits the industry (which will allow USB devices to consume much more power), your Fundue will be ready for advanced fondue techniques such as oil dipping and desktop frying!
 
 Features and Specs of your Fundue include:
 
 1 Fundue™ pot with blue LED regulated heating element
 1 Fundue™ base, with Oil-Guard™ technology, LCD screen and control panel
 1 Blue FireGlow USB device Cable
 6 Fundue™ Forks with included monitor attachments
 Auto-power off mode for decreased loss of life risk
 LCD screen displays current temperature.
 Included CD Software allows you to use your Fundue™ LCD screen to optionally scroll MP3 ID3 tags when you listen to music at your computer.
 Recipe booklet
 
 8. USB Dikiş makinası
 
 
 
 USB sewing machines from Brother the Innovis M200 and N150.
 Brother corp Japan has launched the Innovis range of sewing machines which connect to the PC via USB and can be operated via the PC. There are two models the "Innovis M200" and the "Innovis N150" A special embroidery add on can be attached to the N150 for complicated designs. There are preset designs in their internal memory such as Traditional Chinese and Japanese fonts, Patterns, Stitches and Mickey mouse. New designs can be downloaded from the company's website which will be updated regularly with fresh designs. It can make a design of 18 x 13 cms. Instructions are displayed on a color touchscreen, using which sewing patterns and other options can be changed. They will be available in Japan from 1st November. Size is common 436 x 204 x 292mm, the M200 weighs 11.7 kg and the N150 10.0 kg. The M200 costs $ 2375 and the N150 costs $ 1800
 
 
 
 9. USB süpürge
 
 1) Can clean the keyboard very cleanly and fast
 2) Easy installation, no driver required, Plug-and-Play
 3) Rated power: 2.5W-5V DC
 4) With on/off switch
 5) USB powered, no batteries needed

10. USB tost makinası
 
 The low-fat, high-bandwidth solution to your networked cooking needs is finally here. The George Foreman USB iGrill conveniently connects to your home or office PC using USB 2.0 technology, and provides a sophisticated web-based cooking interface.
 
 Download recipes, enter in the type of food, weight and desired degree of doneness, and the iGrill handles the rest. Did you know that a medium rare 1/4 lb. hamburger made from 80% lean beef takes 1 minute and 45 seconds less cook time than an identical patty made from 95% lean prime Black Angus? The iGrill does. As your meal cooks, the subtle glow from under the unit increases brightness and pulses faster until your meal is perfectly done.
 
 Running late at work? Need to get dinner on the table? It is easy to warm up the iGrill from any internet connection. With a little advance planning, your meal can be ready when you get home!
 
 Using the USB current to directly charge high voltage capacitors, the iGrill does not require any additional power supply, making it perfect for dorm or office cooking.
 
 bunu anlamadım
 
 
 
 11. USB kalem/bellek
 
 Paf, and to think we're still excited by scented glitter pens. Over in Japan the school kids get to fill their pencil cases (hi-tech electronic cases for their hi-tech electric pencils, no doubt) with these USB Memory Pens. Available in a variety of colours, the little lid bit comes out to reveal a USB storage device for plugging straight into your computer. It's also got a stamp on the end which the Japanese use for their official documents. Which is just great - now not only are we jealous of the flashy flash memory pens, we're jealous that we don't have any official documents to stamp.
 
 12. USB koku
 
 
 USB Aroma Pot
 Making the fragrance in your room or car.
 Specifications :
 
 
 It just connects to the USB port, no driver installation.
 With water and essential oil are poured, healed in the fragrance of the herb.
 ON/OFF switch, LED to indicate power.
 1 x Essential oil 1ml (lavender) attached.
 Substance : china
 Making fragrance in your car with Car to USB Adapter.




Yeni geliştirdiğimiz deney setimizi kullanarak yeni bir işlemci listesi yapmanın zamanı geldi. En önemli eklentiler kesinlikle çift çekirdekli işlemciler ancak AMD'nin Soket 939 ve Intel'in Soket 775 platformlarını da kapsayan başka küçük yenilikler de var.

Böylesine ayrıntılı bir inceleme akla şu soruyu da getiriyor geçen seferki incelemeden beri neler değişti ve son kullanıcıya ne kadar başarım artışı yansıdı. Her konuya muhalefet eden tipler her zaman tekrarladıkları ve üzerine yeni bir şey eklemedikleri, kelime işlemci programların bugün de 1993 yılında olduğundan daha hızlı çalışmadığı, iddialarını belirteceklerdir. Tamamen yanılıyorlar mı?

Tabii ki söylediklerinde gerçeklik payı var ancak unuttukları nokta son on yıl boyunca bilgisayarları kullanma şeklimizin ciddi şekilde değiştiği gerçeğidir. Günümüzde işlemciler pek çok işi aynı anda farklı uygulamaları çalıştırarak yapabiliyorlar. 90'lı yılların başında bu işlerin her biri için özel yongalar gerekirdi bugün her an kullandığımız bu nimeti sanki hep varmış gibi düşünemeyiz. O zamanlarda akıcı video veya ses çalma düşünülemezdi ama şu anda hayatımızın olağan bir parçası haline geldi. Bir başka güzel örnek internet üzerinden yapılan sesli ve görüntülü konuşmalar. Bu işlemler sırasında veri, eş zamanlı olarak şifreleniyor ve bunu yaparken bir yandan ofis uygulamalarınız veya oyunlarınız paralel olarak sorunsuz çalışmaya devam ediyor. Kısacası şu anda günlük yaşantımızda çok büyük yer kaplayan pek çok bilgisayar uygulaması bir kaç sene önce aklımızın ucundan bile geçmezdi.


İlk adımdan sonrası inanılmaz hızlı bir evrim: Intel'in ilk işlemcisi 4004 1971 civarında çıkmıştı. 2300 transistör içeren bu işlemci 12 V gerilim (voltage) kullanıyordu ve 640 Byte bellek adresleyebiliyordu. Her hangi bir ısı emiciye gereksinimi yoktu.
[/COLOR][/SIZE][/FONT]

Bu çizim AMD ve Intel işlemcilerin 1993 yılından 2005 yılına kadar olan saat hızı artışını gösteriyor.1993 ile 1999 arasında ortalama saat hızı artışı on kat olarak göze çarpıyor. Son yıllarda ise bir durgunluk var, saat hızları ikiye bile katlanmamış.
[/COLOR][/SIZE][/FONT]

Kişisel bilgisayarların hayatımızın her alanına girmek için kararlı adımlarla ilerlediklerini fark etmemiz gerekiyor. Bu gelişmenin en büyük sürükleyicileri iki büyük işlemci üreticisi olan AMD ve Intel. Hatta Intel, bugün kullandığımız pek çok standardın yaratıcısı olarak pazar üzerinde kesin bir etkiye sahip.

Geçmişten bugüne gelinen yeri daha anlamlı hale getirmek için küçük bir örnek vermek gerekirse: Intel'in 1971 yılında çıkan ilk işlemcisi 4004 2300 transistör içerirken günümüz işlemcisi Pentium Extreme Edition 840 230 milyon transistöre sahip. Oranlarsan 100.000 kat artış söz konusu!

Başka bir ölçü kullanarak farklı bir örnek verelim. Eskiden bir transistör için kullanılan alana şu anda 5845 adet sığdırılabiliyor. Bu gelişme çekirdek geriliminin (voltage) 12 V (1971) değerinden 1.2 V değerine inmesiyle birlikte gerçekleşiyor. Ayrıca henüz sınıra da ulaşmış değiliz; geleneksel silikon tabanlı transistörler bir işlemi gerçekleştirebilmek için en az 0.7 V gerilime ihtiyaç duyuyorlar.


Sıcaklık Sorunları Daha Yüksek Saat Hızlarına Engel

1993 yılından bu yana yaşanan başarım artışlarına paralel olarak işlemcilerin güç gereksinimleri de artıyor. En yüksek 130 W ısıl tasarım gücü değeriyle Intel rakibi AMD'ye göre daha fazla güç tüketiyor. 1999 yılına kadar her iki üretici de aynı teknolojik yolu izlemişlerdi ancak o yıldan sonra yollar ayrıldı. Günümüzde başarım ve güç tüketimi düşünüldüğünde AMD açık bir şekilde önde gidiyor.
[/COLOR][/SIZE][/FONT]

Akıllı bir gözlemci iki rakip işlemci üreticisi arasındaki saat hızı yarışının bir durgunluk sürecine girdiğini fark edecektir. Artık AMD ve Intel işlemcilerinin saat hızlarını saklamak için her geçen gün daha fazla şifreli ürün isimleri kullanıyorlar.

İki yıl önce Münih laboratuarımızda yapılan bir hızaşırtma deneyinde normal bir Pentium 4 bilindik hava soğutmalı bir sistem kullanılarak başarılı bir şekilde 4 GHz sınırını geçmişti. Daha sonra dünya rekoru denemesinde (5 GHz projemiz) 5.25 GHz değerini görebilmiştik ve şimdi ise dünya rekoru 7 GHz civarında. Ancak normal kullanıcılar hala bu değerleri görebilmiş değil.

Son zamanlarda yonga üreticilerinin karşılarına çıkan en büyük sorun artan saat hızlarıyla birlikte ısı yayımının da artması. Şu ana kadar iki firma da tatmin edici bir çözüm geliştiremedi. Bunun yerine işlemcilerin küçültülmesi alanındaki gelişmelerden yararlanarak iki çekirdeği bir işlemci üzerinde birleştirme yoluna gittiler. Bu teknik sayesinde ısı işlemci yüzeyine daha dengeli yayılmakla kalmadı aynı zamanda daha düşük saat hızlarına sahip çift çekirdekli işlemciler kendilerinden daha hızlı tek çekirdekli işlemcilere göre daha iyi başarımlar elde ettiler.

Şu an için 4 GHz sınırı aşılamaz bir engel olarak duruyor, en azından kabul edilebilir ısı yayımı seviyelerinde kaldığımızı varsayarsak. Ayrıca 130 W ısı yayımı değeri bile pahalı ve büyük soğutma sistemleri gerektiriyor ki bu da pazar tarafından hoş karşılanmıyor. Sonuç olarak Intel tarafında en yüksek saat hızına sahip olan işlemci Pentium 4 670 olarak kalıyor. Aynı sorun AMD tarafını o kadar etkilemiyor (henüz) çünkü saat hızları nispeten daha düşük sonuç olarak ısı yayımı da daha az.

Yine son 12 yılda olan gelişmeleri anlamak açısından bir örnek verelim. 1993 yılında çıkan Pentium 60 küçük bir soğutucuya sahipken günümüzdeki işlemciler neredeyse bir bebeğin kafası büyüklüğünde soğutuculara gereksinim duyuyorlar ve genellikle bilgisayar parçasından çok elektrik süpürgesi gibi ses çıkarıyorlar. Bu eğilim devam ederse araba radyatörü büyüklüğünde soğutucularımız olacak!


Bazen bir resim binlerce kelimeden daha çok şey anlatır. Önde 1993 yılından gelen bir Pentium Overdrive ve soğutucusu. Arkadaki devasa şey ise 2005 yılında Intel Pentium 4 ile birlikte gelen standart soğutucu. Gelecek bizim için daha da büyük soğutucular getirecek mi?


Gerçekler & Sayılar - Başarımın Evrimi

1993 - 2005 arasında gerçekleşen işlemci evrimi baş döndürücü bir süreçtir. Saat hızları bir roket gibi 63 kat artarak 60 MHz'den (Pentium 60) 3800 MHz'ye (Pentium 4 670) kadar çıktı. Aynı anda bilgisayarların ana bellekleri de gelişmelerden nasibini aldı. Günümüzde giriş seviyesi bilgisayarlar bile 1993 yılının son model sabit disklerinden daha fazla belleğe sahip olarak geliyorlar. Saat hızındaki ve bellek büyüklüğündeki bu artışlar doğru orantılı olarak başarıma yansımadı çünkü aynı anda yeni sistemlerin getirdiği ek yükler de arttı. Yine de günümüz işlemcilerinin başarım seviyeleri işlemleri aksamadan yapabilecek seviyede. 1993 yılında CD'den MP3'e müzik aktarımı işi beş saat sürerken aynı işin şu anda beş dakika civarında tamamlandığını düşünün.

Başka bir karşılaştırma ister misiniz? Doksanların ortalarında en hızlı bilgisayar ağları yaklaşık 10 MBit/s (tek yönlü - half duplex) veri aktarım hızına sahipken şimdilerde kablosuz ağlar 54 MBit/s kablolu ağlar ise 1 GBit/s hızlarına ulaşmış durumdalar. Başka bir açıdan bakarsak günümüzde iki bilgisayar arasındaki veri aktarımı on yıl önce bir bilgisayarın kendi içinde veriyi işlemesinden daha hızlı hale geldi. Pentium 60'ın bellek alt sistemi 40 MB/s hızı kaldırabilirken Gigabit ağlar bunun iki katı veriyi aktarabiliyorlar.


Hayatta Kalan Tek Dinozor 3.5" Disket Sürücü

Bütün bu yeniliklerden sonra yanımızda olan tek sadık bileşen: 3.5" disket sürücü. Aslen Sony tarafından tasarlanan disket sürücüler kısa zamanda IBM-uyumlu bilgisayarların (hatırladınız mı o zamanlar böyle söylenirdi?) standart özellikleri arasında yerini aldı. 18 yıl boyunca değişmeden günümüzde kullanılmaya devam edilen tek bileşen olan disket sürücüler 360 rpm dönüş hızına ve 34 kB/s aktarım hızına sahipler. Bir kez daha günümüzle karşılaştırırsak: Sizden 10,000 mil uzakta bir başka kıta üzerinde olan bir sunucudan bilgisayarınıza dosya aktarma işlemi aynı işi disket sürücüden yapmanıza göre üç kat daha hızlı hale gelmiş durumda. Ve buna rağmen disket sürücü hayatta kalmayı başarıyor.

(ÇN: Ülkemizdeki ortalama ADSL internet hızına (512 kBit) sahip bir kullanıcı için bu değer 1.5 ile 2 arasında değişiyor.)


Watt Başına Düşen Başarım Ve Enerji Açısından Verimlilik

AMD işlemcilerin 1993'ten günümüze watt başına düşen başarım gelişimi. Gördüğünüz gibi watt başına düşen başarım yıllar içinde çok ciddi şekilde artmış.
[/COLOR][/SIZE][/FONT]

Intel işlemciler için 1993'ten günümüze aynı gelişim grafiği. Ancak şu an ki işlemcilerin sonuçları başarımı tam olarak yansıtmıyor çünkü yüksek saat hızları her zaman aynı oranda başarım artışı sağlayamıyor. Yine de AMD işlemcilerde olduğu gibi watt başına düşen başarım miktarı yıllar içinde artıyor.


Isı yayımı miktarı baş döndürücü seviyelere geldikten sonra yüksek saat hızlarının bir önemi kaldı mı? Artan enerji masraflarıyla birlikte artık yeni bir standart belirleyici hale gelmeye başladı, Watt başına düşen başarım. (Watt, işlemcinin güç tüketimini gösteren bir birimdir.)

Çok uzun bir süre 'saat hızı = başarım' eşitliği gerçek hayatta gösterilen başarımı veya diğer bir deyişle işlemcinin değerini gösterdi. Bu yaklaşımı temel alarak Pentium 60 1993 yılında Watt başına 6 MHz başarım sunuyordu. Günümüz işlemcisi Pentium 4 3.8 GHz ile karşılaştırırsak en iyi örnek watt başına 33 MHz başarım sunuyor.

Çizimlerimiz bu gelişimi açık bir şekilde gösteriyor. 1995'ten beri işlemcilerin başarımları, ısı kayıpları karşısında inanılmaz bir şekilde yükseldi. Yine de kötümser yorumcular bu gerçeği kabullenmek istemediler. AMD'nin işlemcileri Intel'in sunduğu işlemcilere göre daha verimliler özellikle de çift çekirdekli işlemciler düşünüldüğünde. Tek çekirdekli işlemciler düşünüldüğünde de AMD saat hızlarını düşürmek zorunda kalmıyor. Diğer taraftan Intel, çift çekirdekli işlemcilerinin saat hızını 3.2 GHz ile sınırlamak zorunda kalıyor ve 3.8 GHz hızında çalışan Pentium 4'lerin çift çekirdekli sürümleri imkansız hale geliyor.

Yine bazı yorumcular çift çekirdekli işlemciler için ciddi ve mantıklı uygulamalar olmadığını belirtiyorlar. Bu yoruma karşılık vermek konusunda zorlanıyoruz. Üzücü olsa da görülen yakın gelecekte bu konuda bir gelişme pek yok, bu yüzden son kullanıcılar da yazılımlar iş parçası (thread) uyumlu olana kadar ortada kalmaya devam edecekler.

Bilgisayarlar hep yalnız kalsaydı ve bilgisayar ağları olmasaydı, ne olurdu hiç düşündünüz mü? En basitinden bir örnekle başlayalım. Eğer ağ kavramıyla tanışmasaydık şu an siz bu yazıyı burada okuyamıyor olacaktınız ;-) Evet Internet'i bir birinden uzak bir çok Local Area Network'un (Yerel alan ağ'larının) birleşmesiyle oluşan milyonlarca Wide Area Network'lerin (Geniş alan ağ'ların), routerlar vasıtasıyla bağlanması sonucu oluşan en geniş ağ olarak nitelendirebiliriz sanırım. Yani dünyadaki bir çok bilgisayardaki ufak bilgilerin paylaşıma açılmasıyla uçsuz bucaksız bir bilgi dünyasına açılıyoruz kısacası. Bu yüzden Internet'i büyük bir bilgi paylaşımı olarak nitelendiriyoruz. Bütün bilgisayarlar, sunucular kapalı olsa Internet diye birşey olmazdı. Yani eğer paylaşım olmasaydı Internet de olmazdı! Bu gün sizde internet'e bağlandığınız süre içersinde eğer KaZaA, i-mesh gibi dosya paylaşım programlarını kullanıyorsanız bilgisayarınızı bu bilgi ağının bir parçası yapıyorsunuz demektir.


Bu yazı dizimizde sizlere bu işlerin temelinden başlayıp biraz önbilgi vereceğiz. Daha sonraki yazılarımızda, basit bir yerel ağın A'dan Z'ye kurulumu'nu derinlemesine anlatacağız. Böylece bir çok kullanıcının aklındaki network ile ilgili sorularını cevaplayacağız sanırım.

Bu yazımız network'e giriş tarzında bir makale; bilgisayar ağları'nın temellerinden bahsedip örnekler üzerinde yorumlarımızı sizlere sunacağız.

Bu makalemizde:

-LAN, WAN kavramlarına; bilgisayar topolojilerine ve yerel ağlar için gerekli olan ağ ekipmanlarını göz atacağız.

Neden bilgisayar ağ'larına ihtiyacımız var?

Önce girişte bahsettiğimiz "LAN" ve "WAN" kavramları ile başlayalım.Yerel ağ olarak tanımladığımız Local Area Network'e aynı yapı içindeki sınırlı bir alanda bir birine bağlanmış bilgisayarlardan oluşan bilgisayar ağına diyoruz. Örnek olarak hepimizin bildiği internet kafeler, yerel ağın oluşumuna güzel bir örnektir. Wide Area Network ise; farklı bölgelerdeki yerel ağların bağlanması sonucu oluşan bilgisayar ağıdır. Mesela; Bir kargo şirketin'nin İstanbul, İzmir,Ankara ... şubelerinde ki yerel ağları'nın bir birbirine bağlanması.


LAN' larda temel amaç aynı yapı içinde kullanılan bilgisayarların bazı donanımları paylaşmasını, ortak çalışma ortamını sağla*ne dersen kendine* zamandan tasarruf edilmesi sayesinde bilginin hızlı bir şekilde okunması ve işlenmesini sağlamak. Örneğin bir oda içersinde 10 bilgisayar var. Her bir bilgisayarın sürekli yazıcı kullanması gerekli. Eğer ağ ortamı yoksa, bunu ya hepsine ayrı ayrı yazıcı bağla*ne dersen kendine* halledersiniz ya da kim doküman çıkaracaksa o kişi dokümanını diskete kaydedip yazıcının bağlı olduğu bilgisayardan çıkış alarak sorunu halleder. Burada bahsettiğimiz birinci yöntem masraflı bir yöntem, ikinci yöntem ise çalışma performansını düşüren ve çok zaman kaybına sebep olabilecek bir yöntem.Bu sorunu ufak bir ağ kurarak ve yazıcının kullanım sıklığına bağlı olmak kaydıyla ağ'a bağlı bir yada iki bilgisayara yazıcı kurup bu yazıcıları da ağ'daki diğer bilgisayarların kullanımı için paylaşıma açabiliriz. Böylece hem maddi yönden tasarruf sağlarız hem de çalışma performansını arttırırız.

WAN'lara bir örnek verecek olursak ta yukarıda bahsetmiş olduğum kargo şirketi örneğini sürdürelim. Eğer bir kargo şirketine sahipseniz bir çok ilde yada ülkede geniş bir ağa sahip olmanız gerekir. Çünkü kargo için girilen her hangi bir kaydın rahatlıkla diğer şubelerde de eş zamanlı okunabilmesi gerekir. Aynı durum bankalarda da geçerli eğer siz her hangi bir bankanın x şubesinde hesap açtırdınız ve paranızı oraya yatırdıysanız. Peki nasıl oluyorda bilgileriniz başka bir şubesinde kayıtlı olabiliyor hatta başka bir banka ATM şubesinden dahi kendi hesabınıza erişebiliyorsunuz? Aslında burda anlatmış olduğumuz şubeler birer client (istemci) olmuş oluyolar ve bilgileri Merkez' deki yani Server'ın (Sunucu'nun) bulunduğu yerden okumak için çağırıyor yada kayıt ederken oraya kayıt ediyor. Yani kısaca havuz sistemi diyelim biz. Bilgi havuzu yani ;-)


Toparlayacak olursak; Network, birbirine bağlanmış server,printer, pc yada benzeri haberleşme ekipmanlarının en ekonomik ve verimli yoldan kullanılmasıdır diyebiliriz. Bu bağlamda network'ün bizlere yararları da zamandan ve maliyetten tasarruf ederek ortak çalışma ortamı sağlamasıdır.

Server, Client ve dolayısıyla karşınızda : Band genişliği sorunu

Sırası gelmişken Server-Client ilişkisinden bahsedelim ve bilgisayar ağlarında Ana makine dediğimiz "Server'lara neden ihtiyamız var?" , "Ağ'da bant genişliğine niçin ihtiyacımız var? " gibi akıllarda ki sorularını yanıtlayalım.

Server, Sunucu, Ana Makine hepsi aynı şey... Siz ne şekilde adlandırırsanız adlandırın, biz amacı ağ ortamındaki diğer bilgisayarlara kaynaklarını açıp programların paylaşıldığı, bilginin toplu halde biriktiği veri tabanlarının kurulu olduğu makineler diyelim kısaca. Server olarak olarak tabir ettiğimiz ana bilgisayarlar, kullanım şekline göre farklı bir şekilde sunuculuk görevini üstlenebilirler. Mesela bilginin belli bir havuzda toplanması amacıyla kurulan bir data server düşünelim. Buradaki amaç diğer kullanıcı dediğimiz yani client'lerin (istemci'lerin) bu bilgilere rahatlıkla erişip kullanım yapmasıdır ve ortak bir data'nın kullanılmasıdır. Yukarıdaki örnekte bahsettiğimiz banka ve kargo şirketi böyle bir server kullanması gerekmektedir.

Biraz önce de dediğimiz gibi bir bir ağ da farklı yada aynı amaçlar için bir çok server olabilir, kullanıcı sayısı arttıkça ağ'daki bant genişliği azalacaktır. Sunucudan bilgi gönderip almada, bekleme de sorunları olacaktır. O yüzden ağ'daki bant genişliğini arttırmak için bir Server'e bir kaç işlevsellik verip yaptırmak yerine bir ağ'a bir kaç tane server kurabiliriz.

Şimdi isterseniz bir örnek verelim; Merkezi bir veritabanının kullanıldığı 20 kullanıcılı gibi, fazla geniş olmayan bir LAN'da buna ek olarak Internet paylaşımı ve yazıcı paylaşımı olduğunu var sayalım. Bütün paylaşımları tek bir makine'den yapmaya kalkarsanız ağ trafiğiniz allak bullak olur. Düşünsenize, bu tek bilgisayardan Internet'e bağlısınız oraya belli bir paket alıp gönderiyorsunuz. Ayrıca kullanıcılar Internet'e çıkış yaptıkça onlara da ayrıca bir bant genişliği ayırıyorsunuz, sonra bir bakmışsınız yazıcıda kuyruk çok, bu arada veritabanınıza sürekli kayıt işleniyor ve okunuyor.

Yani anlıyacağınız 20 şeritli(biraz abarttık ama) bir yolun en sonunda tek şerit'e inen bir köprü var. Eee haliyle 20 araba belli bir sıraya girerek bu yoldan geçmek zorunda! Fakat bu işlemleri farklı farklı bilgisayarlara bölüp gerçekleştirirseniz o tek şeritli köprüyü 3 şerit'e çıkarmış olursunuz. Sanırım bu örnekle ağlarda ki bant genişliği gereksinimini kafanızda sağlam bir şekilde oturttuk.

Nasıl iletişim yapılıyor peki?

Bilgisayar ağlarında kullanılan kablolardan bahsedelim birazda. Yerel alan ağlarında kullanılan kablo çeşitleri :

-Thin Ethernet coaxial (İnce koaksiel kablo)
-Thick Ethernet coaxial (Kalın koaksiel kablo)
-CAT 3 Unshielded Twisted Pair (Kategori 3 korumasız dolanmış çift tel)
-CAT 5 Unshielded Twisted Pair (Kategori 5 korumasız dolanmış çift tel)
-Fiber optik kablolar (Kablonun gidemeyeceği yerler için )
-Ve son zamanlarda kablolardan kurtulmak için tercih edilen Wireless (kablosuz) iletişim

Yerel ağlarda, koaksiel kablolar kullanım kolaylığı sağlamaması yüzünden günümüzde fazla kullanılmamaktadır. Fakat uzun mesafeli iletişim sağlarlar. BNC konnektörlerle bilgisayarda sonlandırılır. CAT3 ve CAT5 standartlarında kullandığımız UTP kablo yerel ağlarda daha çok kullanılıyor. UTP kabloların sonlandırmak için RJ-45 dediğimiz konnektörleri kullanıyoruz. Ek olarak bilgi vermek amacıyla söyleyeyim, CAT1 UTP kablosunuda telefon kablosu olarak bilmekteyiz ve sonlandırıcısı da RJ-11 konnektördür. Ayrıca kablonun gidemeyeceği yerler içinde fiber optik kabloları kullanıyoruz.Wireless'ler ise radyo dalgasıyla çalışan kablosuz iletişim için bir çözüm ama bant genişliği şuan için az.


Yerel ağlarda kullanılan ekipmanlar

Ethernet kartı: Bilgisayarınızın ağ kartı. Yani kabloların gelip sonlandırılarak bilgisayara bağlandığı yer diyelim.

Swich/Hub: Star yapıya sahip bilgisayar ağlarındaki bütün bağlantıların birleştiği merkez olarak tanımlanırlar. Buraya gelen sinyaller diğer bilgisayarlara dağıtılır. 10/100Mbps olarak piyasada satılırlar. Gerçi genellikle hub'lar 10Mbps'dir. Switch'lerin hub'lardan farkı daha akıllı olmalarıdır. İletilmesi istenilen paketi sadece istenilen yere dağıtır bütün ağa göndermez. Örneğin internet çıkışı isteyen sadece 2 makine varsa bütün makinelere gönderilerek bant genişliğini azaltmaya gerek yok deyip diğer makinelere çıkış vermez. Tabii Explorer'a tıklamadıkları sürece.

Konnektörler: Önceden de değindiğimiz gibi kablo tiplerine göre kablonun uzunu sonlandırmak ve bilgisayardaki ethernet kartlarına bağlanmasına sağlamak amacıyla bazı aparatlara ihtiyacımzı var. İşte onlara konnektör diyoruz. CAT3-5 kablo için RJ-45, Koaksiel kablo için BNC gibi

Ve tabi ki yukarıda anlattığımız kablolar ve kablosuz iletişim ekipmanları bir ağın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu ekipmanlar yerel bilgisayar ağları için yeterli olanlardır.

Bu makaleyi sizlere bilgisayar ağları hakkında bir ön bilgi edinmek amacıyla verdik. Bilgisayar ağlarının niçin gereksinim olduğunu anlatmaya çalıştık. Bir çok kullanıcı ev lerinde ufak bir network kurmak ve paylaşımlarını arttırmak istiyor. Çünkü bilgisayar ağları sayesinde hayat daha hızlı daha zevkli oluyor. Internet kafeler de aslında Internet'in kullanımının yanı sıra daha çok multiplayer oyun oynanıyor, yapay zeka bazen sıkıcı olabiliyor yada ev de 2 bilgisayarınız var ve bu 2 bilgisayara Internet'i paylaştırmak istiyorsunuz.... Biz de ilerleyen günlerde sizlere hazırlayacağımız bir rehber sayesinde bu sorunları ortadan kaldıracağız sanırım. Bu rehber yada rehberlerimiz de:

-Kablolama nasıl yapılır?
-2 yada daha fazla bilgisayarı nasıl bir birine bağlarım?
-Internet'i nasıl paylaştırırım?
-Bilgisayarları uzaktan nasıl yönetebilirim?

gibi sorularınıza cevap vermeye çalışacağız.

Unutmadan sizede son bir söz söyleyeyim, siz de bir daha ki yazımızda yanınızda UTP sıkma pensesini hazır tutmayı unutmayın ;-) Yemek tarifi programı gibi oldu, önceden hazırlık yapın yani ;-)


Bilgisayar Ağları Rehberi (Networking) - II. Bölüm


Geçen yazımız olan "Bilgisayar Ağları - I. Bölümde" bir ağa sahip olmamızın bizlere neler sağladığı konusunda bilgi verip, bilgisayar ağları ile ilgili ön bilgiler vermiştik. İkinci bölümümüzde artık "Nasıl yapılır?" kısmına giriyoruz.

Kablolama nasıl yapılır?

Kullanıcıların bir çoğunun kendi ağlarını oluştururken kafaları karıştıran en önemli noktalardan biri kablolama konusudur. Genelde bize gelen sorular şu yönde: "Renklerin bağlanma sırası önemli mi? 2 bilgisayarı bağlarken hangi renkleri nasıl bağlayacağım?"

Kablolama konusunda bu karışıklığı gidermek için bu soruların cevaplarını, nasıl CAT5 kablo oluşturacağınızı, resimler eşliğince göstereceğiz.

Network için kablo yaparken öncelikle bakmanız gereken şey kablonuzun standardı. CAT5 kablolar için genel olarak kullanılan iki standart var 586-A ve 586-B. Bu standartlar kablonuzun üzerinde yazar. Kablonuzu renklerine göre bağlayacağınız standartlarda bunlardan ibarettir.

568-A ya göre bağlama

1-Yeşil-Beyaz
2-Yeşil
3-Turuncu-Beyaz
4-Mavi
5-Mavi-Beyaz
6-Turuncu
7-Kahverengi-Bayaz
Bilgisayarları Hub ya da Swich yardımıyla bir birine bağlamak için kablo yapma

Birden çok bilgisayarı bir birine bağlamak istiyorsanız, Hub ya da Swich yardımıyla bu işi rahatlıkla yapabilirsiniz. Kablonun renklerine göre bağlama yöntemi ise yine kablonuzun üzerinde yazan standart'a göre yapmanız tavsiye edilir. Tavsiye edilir diyorum çünkü ben kendi kafama göre yaptığım farklı renklerde bağlamada da bir network ağını çalıştırabildim. Ama en iyi performans alacağınız biçim kablonun üzerinde yazan standart'a göre kablo'nun uçlarını bağlamaktır.

Bilgisayarları Hub yada Swich ile birbirine bağlıyorsanız, kabloyu düz bağlayacaksınız yani kablonun her iki ucu da, kablonun üzerindeki standart'a göre ya 586-A yada 586-B'ye göre bağlanacak.

İki Bilgisayarı birbirine bağlamak için cross kablo yapma

İki bilgisayarı birbirine bağlamak için cross (çapraz bağlantılı) kablo yapmak gerekir. Bunun için de kablonun bir ucunu 586-A'ya göre bir ucunu da 586-B'ye göre yapmanız yeterli olacaktır.

Adım Adım kablomuzu oluşturalım

Malzemelerimiz hazır:

CAT 5 kablo, RJ45 konnektör, kablo sıkma pensesi ve konnektöre takmak isterseniz pabucu :-)


Kablomuzun ucunu 4-5 cm kadar sıyırıyoruz. Bunu sıkma pensesinde bulunan makas yardımıyla yapabilirsiniz. Dikkatli olun kabloyu sıyırırken fazla derin'e girmeyin. Yoksa içindeki çift sarılmış tellere de zarar verebilirsiniz. Ufak bi çizik atıp elinizle kabloyu sıyırın. Gördüğünüz gibi 4 tane birbirine sarılmış çift tel çıkıyor.

Bu dolanmış telleri açtıktan sonra kablonun standart'ına u*ne dersen kendine* (586-A veya 586-B için) tellerin renklerine göre sıralamaya başlıyoruz.Kablonun renklerini ayarladıktan sonra bir elinizin baş ve işaret parmağını kullanarak sıyrılmış kablonun başlangıçını, diğer elimizin yine baş ve işaret parmağını da renk sırasına göre dizilmiş tellerin bitişini sıkı bir şekilde tutup yukarı aşağıya elimizi kıvırarak telleri düz bir hale getirmek için uğraşıyoruz.

Sıyrılmamış kablodan itibariyle 1,5-2cm'lik kısmı yeterince düzleşmişse, Yine sıyrılmamış kablonun başlangıçı itibariyle 1-1,5cmlik bir kısmından düzgün bir şekilde kesiyoruz.


Kablomuzu, RJ45 konnektörün alt ve üst kısmını kontrol ederek doğru bir şekilde takıyoruz

Kablo sıkma pensesi yardımıyla RJ45 konnektörümüzü kablomuzla sıkıştırıyoruz.

Evet kablomuz hazır. Daha önceden de değindiğimiz gibi eğer hazırlayacağınız kablo 2 PC içinse diğer ucu çapraz bağlayacaksanız, ama Hub/Swich'e bağlamak içinse düz bağlayacaksınız.