13/4/2008
-
Bilgisayar Ağları Rehberi
Bilgisayarlar hep yalnız kalsaydı ve bilgisayar ağları olmasaydı, ne
olurdu hiç düşündünüz mü? En basitinden bir örnekle başlayalım. Eğer ağ
kavramıyla tanışmasaydık şu an siz bu yazıyı burada okuyamıyor
olacaktınız ;-) Evet Internet'i bir birinden uzak bir çok Local Area
Network'un (Yerel alan ağ'larının) birleşmesiyle oluşan milyonlarca
Wide Area Network'lerin (Geniş alan ağ'ların), routerlar vasıtasıyla
bağlanması sonucu oluşan en geniş ağ olarak nitelendirebiliriz sanırım.
Yani dünyadaki bir çok bilgisayardaki ufak bilgilerin paylaşıma
açılmasıyla uçsuz bucaksız bir bilgi dünyasına açılıyoruz kısacası. Bu
yüzden Internet'i büyük bir bilgi paylaşımı olarak nitelendiriyoruz.
Bütün bilgisayarlar, sunucular kapalı olsa Internet diye birşey
olmazdı. Yani eğer paylaşım olmasaydı Internet de olmazdı! Bu gün sizde
internet'e bağlandığınız süre içersinde eğer KaZaA, i-mesh gibi dosya
paylaşım programlarını kullanıyorsanız bilgisayarınızı bu bilgi ağının
bir parçası yapıyorsunuz demektir.

Bu
yazı dizimizde sizlere bu işlerin temelinden başlayıp biraz önbilgi
vereceğiz. Daha sonraki yazılarımızda, basit bir yerel ağın A'dan Z'ye
kurulumu'nu derinlemesine anlatacağız. Böylece bir çok kullanıcının
aklındaki network ile ilgili sorularını cevaplayacağız sanırım.
Bu
yazımız network'e giriş tarzında bir makale; bilgisayar ağları'nın
temellerinden bahsedip örnekler üzerinde yorumlarımızı sizlere
sunacağız.
Bu makalemizde:
-LAN, WAN kavramlarına; bilgisayar topolojilerine ve yerel ağlar için gerekli olan ağ ekipmanlarını göz atacağız.
Neden bilgisayar ağ'larına ihtiyacımız var?
Önce
girişte bahsettiğimiz "LAN" ve "WAN" kavramları ile başlayalım.Yerel ağ
olarak tanımladığımız Local Area Network'e aynı yapı içindeki sınırlı
bir alanda bir birine bağlanmış bilgisayarlardan oluşan bilgisayar
ağına diyoruz. Örnek olarak hepimizin bildiği internet kafeler, yerel
ağın oluşumuna güzel bir örnektir. Wide Area Network ise; farklı
bölgelerdeki yerel ağların bağlanması sonucu oluşan bilgisayar ağıdır.
Mesela; Bir kargo şirketin'nin İstanbul, İzmir,Ankara ... şubelerinde
ki yerel ağları'nın bir birbirine bağlanması.

LAN'
larda temel amaç aynı yapı içinde kullanılan bilgisayarların bazı
donanımları paylaşmasını, ortak çalışma ortamını sağla*ne dersen
kendine* zamandan tasarruf edilmesi sayesinde bilginin hızlı bir
şekilde okunması ve işlenmesini sağlamak. Örneğin bir oda içersinde 10
bilgisayar var. Her bir bilgisayarın sürekli yazıcı kullanması gerekli.
Eğer ağ ortamı yoksa, bunu ya hepsine ayrı ayrı yazıcı bağla*ne dersen
kendine* halledersiniz ya da kim doküman çıkaracaksa o kişi dokümanını
diskete kaydedip yazıcının bağlı olduğu bilgisayardan çıkış alarak
sorunu halleder. Burada bahsettiğimiz birinci yöntem masraflı bir
yöntem, ikinci yöntem ise çalışma performansını düşüren ve çok zaman
kaybına sebep olabilecek bir yöntem.Bu sorunu ufak bir ağ kurarak ve
yazıcının kullanım sıklığına bağlı olmak kaydıyla ağ'a bağlı bir yada
iki bilgisayara yazıcı kurup bu yazıcıları da ağ'daki diğer
bilgisayarların kullanımı için paylaşıma açabiliriz. Böylece hem maddi
yönden tasarruf sağlarız hem de çalışma performansını arttırırız.
WAN'lara
bir örnek verecek olursak ta yukarıda bahsetmiş olduğum kargo şirketi
örneğini sürdürelim. Eğer bir kargo şirketine sahipseniz bir çok ilde
yada ülkede geniş bir ağa sahip olmanız gerekir. Çünkü kargo için
girilen her hangi bir kaydın rahatlıkla diğer şubelerde de eş zamanlı
okunabilmesi gerekir. Aynı durum bankalarda da geçerli eğer siz her
hangi bir bankanın x şubesinde hesap açtırdınız ve paranızı oraya
yatırdıysanız. Peki nasıl oluyorda bilgileriniz başka bir şubesinde
kayıtlı olabiliyor hatta başka bir banka ATM şubesinden dahi kendi
hesabınıza erişebiliyorsunuz? Aslında burda anlatmış olduğumuz şubeler
birer client (istemci) olmuş oluyolar ve bilgileri Merkez' deki yani
Server'ın (Sunucu'nun) bulunduğu yerden okumak için çağırıyor yada
kayıt ederken oraya kayıt ediyor. Yani kısaca havuz sistemi diyelim
biz. Bilgi havuzu yani ;-)

Toparlayacak
olursak; Network, birbirine bağlanmış server,printer, pc yada benzeri
haberleşme ekipmanlarının en ekonomik ve verimli yoldan kullanılmasıdır
diyebiliriz. Bu bağlamda network'ün bizlere yararları da zamandan ve
maliyetten tasarruf ederek ortak çalışma ortamı sağlamasıdır.
Server, Client ve dolayısıyla karşınızda : Band genişliği sorunu
Sırası
gelmişken Server-Client ilişkisinden bahsedelim ve bilgisayar ağlarında
Ana makine dediğimiz "Server'lara neden ihtiyamız var?" , "Ağ'da bant
genişliğine niçin ihtiyacımız var? " gibi akıllarda ki sorularını
yanıtlayalım.
Server, Sunucu, Ana Makine hepsi aynı şey... Siz
ne şekilde adlandırırsanız adlandırın, biz amacı ağ ortamındaki diğer
bilgisayarlara kaynaklarını açıp programların paylaşıldığı, bilginin
toplu halde biriktiği veri tabanlarının kurulu olduğu makineler diyelim
kısaca. Server olarak olarak tabir ettiğimiz ana bilgisayarlar,
kullanım şekline göre farklı bir şekilde sunuculuk görevini
üstlenebilirler. Mesela bilginin belli bir havuzda toplanması amacıyla
kurulan bir data server düşünelim. Buradaki amaç diğer kullanıcı
dediğimiz yani client'lerin (istemci'lerin) bu bilgilere rahatlıkla
erişip kullanım yapmasıdır ve ortak bir data'nın kullanılmasıdır.
Yukarıdaki örnekte bahsettiğimiz banka ve kargo şirketi böyle bir
server kullanması gerekmektedir.
Biraz önce de dediğimiz gibi
bir bir ağ da farklı yada aynı amaçlar için bir çok server olabilir,
kullanıcı sayısı arttıkça ağ'daki bant genişliği azalacaktır. Sunucudan
bilgi gönderip almada, bekleme de sorunları olacaktır. O yüzden ağ'daki
bant genişliğini arttırmak için bir Server'e bir kaç işlevsellik verip
yaptırmak yerine bir ağ'a bir kaç tane server kurabiliriz.
Şimdi
isterseniz bir örnek verelim; Merkezi bir veritabanının kullanıldığı 20
kullanıcılı gibi, fazla geniş olmayan bir LAN'da buna ek olarak
Internet paylaşımı ve yazıcı paylaşımı olduğunu var sayalım. Bütün
paylaşımları tek bir makine'den yapmaya kalkarsanız ağ trafiğiniz allak
bullak olur. Düşünsenize, bu tek bilgisayardan Internet'e bağlısınız
oraya belli bir paket alıp gönderiyorsunuz. Ayrıca kullanıcılar
Internet'e çıkış yaptıkça onlara da ayrıca bir bant genişliği
ayırıyorsunuz, sonra bir bakmışsınız yazıcıda kuyruk çok, bu arada
veritabanınıza sürekli kayıt işleniyor ve okunuyor.
Yani
anlıyacağınız 20 şeritli(biraz abarttık ama) bir yolun en sonunda tek
şerit'e inen bir köprü var. Eee haliyle 20 araba belli bir sıraya
girerek bu yoldan geçmek zorunda! Fakat bu işlemleri farklı farklı
bilgisayarlara bölüp gerçekleştirirseniz o tek şeritli köprüyü 3
şerit'e çıkarmış olursunuz. Sanırım bu örnekle ağlarda ki bant
genişliği gereksinimini kafanızda sağlam bir şekilde oturttuk.
Nasıl iletişim yapılıyor peki?
Bilgisayar ağlarında kullanılan kablolardan bahsedelim birazda. Yerel alan ağlarında kullanılan kablo çeşitleri :
-Thin Ethernet coaxial (İnce koaksiel kablo) -Thick Ethernet coaxial (Kalın koaksiel kablo) -CAT 3 Unshielded Twisted Pair (Kategori 3 korumasız dolanmış çift tel) -CAT 5 Unshielded Twisted Pair (Kategori 5 korumasız dolanmış çift tel) -Fiber optik kablolar (Kablonun gidemeyeceği yerler için ) -Ve son zamanlarda kablolardan kurtulmak için tercih edilen Wireless (kablosuz) iletişim
Yerel
ağlarda, koaksiel kablolar kullanım kolaylığı sağlamaması yüzünden
günümüzde fazla kullanılmamaktadır. Fakat uzun mesafeli iletişim
sağlarlar. BNC konnektörlerle bilgisayarda sonlandırılır. CAT3 ve CAT5
standartlarında kullandığımız UTP kablo yerel ağlarda daha çok
kullanılıyor. UTP kabloların sonlandırmak için RJ-45 dediğimiz
konnektörleri kullanıyoruz. Ek olarak bilgi vermek amacıyla söyleyeyim,
CAT1 UTP kablosunuda telefon kablosu olarak bilmekteyiz ve
sonlandırıcısı da RJ-11 konnektördür. Ayrıca kablonun gidemeyeceği
yerler içinde fiber optik kabloları kullanıyoruz.Wireless'ler ise radyo
dalgasıyla çalışan kablosuz iletişim için bir çözüm ama bant genişliği
şuan için az.

Yerel ağlarda kullanılan ekipmanlar
Ethernet kartı: Bilgisayarınızın ağ kartı. Yani kabloların gelip sonlandırılarak bilgisayara bağlandığı yer diyelim.
Swich/Hub:
Star yapıya sahip bilgisayar ağlarındaki bütün bağlantıların birleştiği
merkez olarak tanımlanırlar. Buraya gelen sinyaller diğer
bilgisayarlara dağıtılır. 10/100Mbps olarak piyasada satılırlar. Gerçi
genellikle hub'lar 10Mbps'dir. Switch'lerin hub'lardan farkı daha
akıllı olmalarıdır. İletilmesi istenilen paketi sadece istenilen yere
dağıtır bütün ağa göndermez. Örneğin internet çıkışı isteyen sadece 2
makine varsa bütün makinelere gönderilerek bant genişliğini azaltmaya
gerek yok deyip diğer makinelere çıkış vermez. Tabii Explorer'a
tıklamadıkları sürece.
Konnektörler: Önceden de değindiğimiz
gibi kablo tiplerine göre kablonun uzunu sonlandırmak ve bilgisayardaki
ethernet kartlarına bağlanmasına sağlamak amacıyla bazı aparatlara
ihtiyacımzı var. İşte onlara konnektör diyoruz. CAT3-5 kablo için
RJ-45, Koaksiel kablo için BNC gibi
Ve tabi ki yukarıda
anlattığımız kablolar ve kablosuz iletişim ekipmanları bir ağın
vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu ekipmanlar yerel bilgisayar ağları için
yeterli olanlardır.
Bu makaleyi sizlere bilgisayar ağları
hakkında bir ön bilgi edinmek amacıyla verdik. Bilgisayar ağlarının
niçin gereksinim olduğunu anlatmaya çalıştık. Bir çok kullanıcı ev
lerinde ufak bir network kurmak ve paylaşımlarını arttırmak istiyor.
Çünkü bilgisayar ağları sayesinde hayat daha hızlı daha zevkli oluyor.
Internet kafeler de aslında Internet'in kullanımının yanı sıra daha çok
multiplayer oyun oynanıyor, yapay zeka bazen sıkıcı olabiliyor yada ev
de 2 bilgisayarınız var ve bu 2 bilgisayara Internet'i paylaştırmak
istiyorsunuz.... Biz de ilerleyen günlerde sizlere hazırlayacağımız bir
rehber sayesinde bu sorunları ortadan kaldıracağız sanırım. Bu rehber
yada rehberlerimiz de:
-Kablolama nasıl yapılır? -2 yada daha fazla bilgisayarı nasıl bir birine bağlarım? -Internet'i nasıl paylaştırırım? -Bilgisayarları uzaktan nasıl yönetebilirim?
gibi sorularınıza cevap vermeye çalışacağız.
Unutmadan
sizede son bir söz söyleyeyim, siz de bir daha ki yazımızda yanınızda
UTP sıkma pensesini hazır tutmayı unutmayın ;-) Yemek tarifi programı
gibi oldu, önceden hazırlık yapın yani ;-)
Bilgisayar Ağları Rehberi (Networking) - II. Bölüm
Geçen
yazımız olan "Bilgisayar Ağları - I. Bölümde" bir ağa sahip olmamızın
bizlere neler sağladığı konusunda bilgi verip, bilgisayar ağları ile
ilgili ön bilgiler vermiştik. İkinci bölümümüzde artık "Nasıl yapılır?"
kısmına giriyoruz.
Kablolama nasıl yapılır?
Kullanıcıların
bir çoğunun kendi ağlarını oluştururken kafaları karıştıran en önemli
noktalardan biri kablolama konusudur. Genelde bize gelen sorular şu
yönde: "Renklerin bağlanma sırası önemli mi? 2 bilgisayarı bağlarken
hangi renkleri nasıl bağlayacağım?"
Kablolama konusunda bu
karışıklığı gidermek için bu soruların cevaplarını, nasıl CAT5 kablo
oluşturacağınızı, resimler eşliğince göstereceğiz.
Network
için kablo yaparken öncelikle bakmanız gereken şey kablonuzun
standardı. CAT5 kablolar için genel olarak kullanılan iki standart var
586-A ve 586-B. Bu standartlar kablonuzun üzerinde yazar. Kablonuzu
renklerine göre bağlayacağınız standartlarda bunlardan ibarettir.
 568-A ya göre bağlama
1-Yeşil-Beyaz 2-Yeşil 3-Turuncu-Beyaz 4-Mavi 5-Mavi-Beyaz 6-Turuncu 7-Kahverengi-Bayaz Bilgisayarları Hub ya da Swich yardımıyla bir birine bağlamak için kablo yapma
Birden
çok bilgisayarı bir birine bağlamak istiyorsanız, Hub ya da Swich
yardımıyla bu işi rahatlıkla yapabilirsiniz. Kablonun renklerine göre
bağlama yöntemi ise yine kablonuzun üzerinde yazan standart'a göre
yapmanız tavsiye edilir. Tavsiye edilir diyorum çünkü ben kendi kafama
göre yaptığım farklı renklerde bağlamada da bir network ağını
çalıştırabildim. Ama en iyi performans alacağınız biçim kablonun
üzerinde yazan standart'a göre kablo'nun uçlarını bağlamaktır.
Bilgisayarları
Hub yada Swich ile birbirine bağlıyorsanız, kabloyu düz bağlayacaksınız
yani kablonun her iki ucu da, kablonun üzerindeki standart'a göre ya
586-A yada 586-B'ye göre bağlanacak.
İki Bilgisayarı birbirine bağlamak için cross kablo yapma
İki
bilgisayarı birbirine bağlamak için cross (çapraz bağlantılı) kablo
yapmak gerekir. Bunun için de kablonun bir ucunu 586-A'ya göre bir
ucunu da 586-B'ye göre yapmanız yeterli olacaktır.
Adım Adım kablomuzu oluşturalım
 Malzemelerimiz hazır:
CAT 5 kablo, RJ45 konnektör, kablo sıkma pensesi ve konnektöre takmak isterseniz pabucu :-)
 Kablomuzun
ucunu 4-5 cm kadar sıyırıyoruz. Bunu sıkma pensesinde bulunan makas
yardımıyla yapabilirsiniz. Dikkatli olun kabloyu sıyırırken fazla
derin'e girmeyin. Yoksa içindeki çift sarılmış tellere de zarar
verebilirsiniz. Ufak bi çizik atıp elinizle kabloyu sıyırın. Gördüğünüz
gibi 4 tane birbirine sarılmış çift tel çıkıyor.
 Bu
dolanmış telleri açtıktan sonra kablonun standart'ına u*ne dersen
kendine* (586-A veya 586-B için) tellerin renklerine göre sıralamaya
başlıyoruz.Kablonun renklerini ayarladıktan sonra bir elinizin baş ve
işaret parmağını kullanarak sıyrılmış kablonun başlangıçını, diğer
elimizin yine baş ve işaret parmağını da renk sırasına göre dizilmiş
tellerin bitişini sıkı bir şekilde tutup yukarı aşağıya elimizi
kıvırarak telleri düz bir hale getirmek için uğraşıyoruz.
 Sıyrılmamış
kablodan itibariyle 1,5-2cm'lik kısmı yeterince düzleşmişse, Yine
sıyrılmamış kablonun başlangıçı itibariyle 1-1,5cmlik bir kısmından
düzgün bir şekilde kesiyoruz.

Kablomuzu, RJ45 konnektörün alt ve üst kısmını kontrol ederek doğru bir şekilde takıyoruz
 Kablo sıkma pensesi yardımıyla RJ45 konnektörümüzü kablomuzla sıkıştırıyoruz.
Evet
kablomuz hazır. Daha önceden de değindiğimiz gibi eğer hazırlayacağınız
kablo 2 PC içinse diğer ucu çapraz bağlayacaksanız, ama Hub/Swich'e
bağlamak içinse düz bağlayacaksınız.
|