Ayın elemanı kavramı, çalışanları ödüllendirerek motive etmenin bir yöntemi. Bazı firmalar çalışanlarına ayın elemanı unvanı elde etmenin yanı sıra bazı ufak ödüller de veriyorlar. Ama bu ödüller konusunda yeterince kafa yormayan işverenler ipin ucunu da kaçırabiliyor.İşte ABD'de ki bir çağrı merkezinde hesapsız uygulanan bir ayın elemanı ödülü ve sonuçları...
ABD'nin doğu kıyalarında yer alan bir çağrı merkezinin bir önceki ay en çok çağrıya yanıt veren çalışanı ayın elemanı olarak seçildi.
Ödülü ise bu unvan ile sınırlı değildi. İşverenler elemanın emrine, bir ay boyunca kullanacağı tam 42 inçli bir monitör verdiler. Çalışan bir ay boyunca bu dev ekranla çalışmaya çalıştı ama rahatsızlık duyduysa bile sesini çıkartmadı. Bir sonraki ayın kazananı ise aynı monitör ile iki gün geçirdikten sonra ekrandan gelen sıcaklık yüzünden
retinasındaki yanma hissi şikayeti ile "ödülünü" iade etti.
hurriyet.com.tr Yazının Devamını Oku...
Arama motorundaki rekabet her geçen gün kızışıyor ve bu alanda
faaliyet gösteren iki dev firma; Google ve Microsoft bir adım öne
geçebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu esnada arama işini
giderek arka plana itmeye başlayan Yahoo ise güç kaybetmeye devam
ediyor.
Google yakın zamanda Google Googles adlı bir uygulama ile Android
telefonlardan resim yoluyla arama yapma imkanı sundu. Microsoft ise
yanıt olarak arama sonuçlarını grafik olarak gösterme özelliğini
başlattı. Her ikisi de Twitter'ı aramalarına aktif olarak dahil
ettiler. Ayrıca Microsoft, Google Maps'e rakip Bing Maps'i duyurdu ve
iPhone uygulamasını da hazırladı.
Tüm bunlar olurken Yahoo ise dünyanın en büyük firmalardan Acer ve
HP ile devam eden arama çubuğu anlaşmasını kaybetti. Durum böyle olunca
da comScore'un rakamlarına göre Kasım ayında Yahoo yaklaşık %0,5
gerileyerek, %17,5 kulanım oranında kaldı. Bu kaybın büyük kısmını alan
Bing %9,9 olan kullanım oranını %10,3'e yükseltti. Google ise %65,4
olan payını %65,6'ya geliştirdi.
hurriyet.com.tr
Yazının Devamını Oku...
Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster.... Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir. Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar . Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der. İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü defa bir semerciye gidir: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der"benim semerlere iyi süs olur. Bundan "kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm." En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm." Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: "Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim." Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker. Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler.. Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır. Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?" Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık" diye cevap verir. Bilge hoca çok kısa cevap verir: "Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir." Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır. Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...
Yazının Devamını Oku...