Büyük Ortadoğu Projesi

Büyük Ortadoğu Projesi , resmi adıyla Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi. Büyük Ortadoğu Projesi, ABD'nin batıda Fas, Moritanya, doğuda Orta Asya veMoğolistan, kuzeyde Kafkasya ve Türkiye, güneyde Arap Dünyası'ndan Somali'ye kadar uzanan bir coğrafyada yer alan ülkelere yönelik siyasi, hukuki, bilgi/eğitim, ekonomi, sosyal ve güvenlik boyutlarını içeren kapsamlı bir "islam coğrafyası" dönüşüm stratejisi olup, bu alanlarda uzun vadeli bir değişimi hedeflemektedir. ABD’nin Donald Rumsfeld, Dick Cheney, Paul Wolfowitz,Richard Perle ve William Kristol öncülüğünde, 1997'de oluşturduğu 'Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi'nin (PNAC) bir alt unsurudur.[1][kaynak belirtilmeli] ABD Kongresinin 1957’de kabul ettiği Ortadoğu’da Barış ve İstikrarı Koruma başlığını taşıyan ve Eisenhower Doktrini olarak anılan kararı bugünkü BOP'tan farklı değildir. BOP’a ilişkin bütün değerlendirmeler, NNSS 02 olarak kodlanan Ortadoğuda ABD’nin Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi: Bir 11 Eylül Sonrası Analizi, (New National Security Strategy of The USA in the Middle East Apost September 11 Analysis) adlı belgeye dayandırılmaktadır. ABD Hükümeti bu politikasını farklı yollarla açığa çıkarmaya başlamış ve önümüzdeki 10 yılda ABD- Orta Doğu Serbest Ticaret Alanı önerisi ve Aralık 2002’deki Orta Doğu Ortaklık Girişimi bünyesinde destek programları bunlardan birkaçını oluşturmuştur. Ulusal Demokrasi Desteği’nin (National Endowment for Democracy) 20. yılında ABD Başkanı tarafından geliştirilen ve 2004’teki State of Union konuşmasında daha da genişletilen, en son olarak da, G-8 Zirvesi için hazırlanan ve Al-Hayat Gazetesinde 13 Şubat 2004’te yayınlanan çalışma kağıdı Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nı...

04 04 2010 / Devamı

Amerikalı ve balıkçı

Amerikalı zengin bir işadamı, bir iş seyahati sırasında küçük bir Meksika koyu kasabasına uğrar. Limanda gezerken, ağzına kadar balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı dikkatini çeker. Merakla yanına yaklaşır ve sorar; - Merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı? Balıkçı, tümünü bir-iki saatte yakaladığını söyler. Yabancı adam bu kez, niçin daha uzun süre kalıp daha fazla balık yakalamadığını sorar. Balıkçı, ailesinin geçimi için bu kadarının yettiğini söyler. Amerikalı işadamı merakla balıkçıya kalan zamanını nasıl geçirdiğini sorar. Balıkçı anlatır; - Geç vakit yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. Sonra çocuklarımla oynarım, öğleyin de karım Maria ile gezintiye çıkarız. Akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp beraber eğleniriz. Dolu ve meşgul bir yaşantım var efendim. Amerikalı gerinerek; - Benim Harvard'dan mastırım var ve sana yardım edebilirim. Balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile çalışmalısın. Bu tekneden elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. Kısa sürede bir balıkçı filosuna sahip olursun. Böylelikle, yakaladığın balıkları aracılara değil doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. Hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Balıkçılık sektöründe bir numara olursun. Ve Amerikalı devam eder; - Tabii bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasını terk edip Mexico City'ye, daha sonra Los Angeles'e ve en sonunda holdingini genişletebileceğin Nevv York'a yerleşirsin. Balıkçı düşünceli vaziyette sorar; - Peki bayım, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır? Amerikalı yanıtlar; - 15-20 yıl kadar. - Peki, bundan sonra efendim, diye sorar ...

03 04 2010 / Devamı

Fıkra: kendimin büyük babasıyım

Saygıdeğer Hâkim Bey ! Saygılarımla size açıklama özürlülüğümü kullanarak bazı şeyleri bildirmek istiyorum. Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz. Şu günlerde askerliğe çağırılacağım. Yaşım 24 ve 44 yaşında bir dul bayanla evlendim, kendisinin de bir kızı var 25 yaşında. Babam ise bu bahsetmiş olduğum kız ile evlendi. Böylelikle babam, karımın kızı ile evlendiği için damadım olmuş oldu. Bunun üzerine kızım da üvey annem olmuş oldu babamla evlendiği için. Eşimin ve benim geçen sene bir oğlumuz oldu. Oğlum eşimin kızının er kek kardeşi oldu, aynı zamanda babamın da eniştesi. Bir de üvey annemin erkek kardeşi olduğu için dayı oldu. Anlayacağınız benim oğlum benim dayım oldu. Babamın eşi sene sonunda dünyaya bir erkek çocuğu getirdi. O babamın oğlu olduğu için benim de erkek kardeşim ve de kızımın oğlu olduğu için de torunum. Yani ben torunumun erkek kardeşiyim. Ayrıca bir annenin evladının babası eşi olduğuna göre ben de eşimin kızının babasıyım ve de kızımın erkek çocuğunun erkek kardeşiyim. Kısacası kendimin büyük babasıyım. Sayın savcı bey sizden ricam beni askerlik görevimden azletmenizdir, siz de biliyorsunuz ki kanunlarımızda baba, oğul ve torun aynı zamanda askerlik yapamazlar.

02 04 2010 / Devamı

Fıkra: Allah tarafından geliyorum

Kadının biri kocasını 3 erkekle birden aldatıyormuş, her gün kocası evden gidince 3 adam eve gelir ve kadınla yatarmış. Kadın yine böyle bir günün sonunda adamlardan birisine demiş ki —Sen yarın gelirken bir tepsi dolma yaptırıp getir; diğerine —Sen de bir büyük kap ayran getir. Demiş. Diğer adam çok fakir olduğu için ona: —Sen de... Bos ver, sen hiç bir şey getirme demiş. Ertesi gün gelmiş fakat kadın bugünün günlerden Pazar olduğunu unutmuş, eteği tutuşmaya başlamış —Eyvah diyerek kocasının yanına gitmiş. —Sen bugün kahveye filan gitmeyecek misin?  Ben evde temizlik yapacağım deyip kocasını zar zor da olsa evden yollamış. Kocası gittiği gibi 3 adam da eve gelmiş. Kadın demiş ki: —Siz hemen gidin. Kocam buralarda! Tam bunu söylerken zil çalmış. Kadın:  —Eyvah demiş, 'geldi galiba!' Adamları sağa sola saklamış ve kapıya bakmaya gitmiş. Kocasını karsısında görünce —Ne oldu?' diye sormuş Adam da: —Yahu karnim çok acıktı. Bana dolma yapsana, canım çok istedi demiş. Kadın: —Allah’ım bir tepsi dolma olsa da yesek!'demiş. Elinde dolma tepsisi olan adam çıkıp yanlarına gelmiş. Kadının kocası şaşırmış. —Sen kimsin yahu?' diye sormuş. Adam sakin bir şekilde: —Ben Allah tarafından geliyorum. Kariniz dolma istedi. Demiş. Ve hemen çıkıp gitmiş kadının kocası olayın şokunu atlatamadan. . —Yaa tamam da... Demiş bu sefer koca, —Bu ayransız gitmez. Sen bari bir ayran yap Kadın büyük bir sevinçle: -Allah’ım bir damacana ayran olsa da içsek demiş. Ayranı getiren adam çıkıp gelmiş. Kocası tabii çok şaşırmış. —Sen de kimsin?' demiş. Adam da diğeri gibi —Ben Allah tarafından gönderildim. Karınız ayran istedi diyerek çıkmış gitmiş Kocas...

02 04 2010 / Devamı

Fıkra: Noopliiz - Temel safariye çıkarsa

Temel ile Dursun bir gün Afrika'da safariye çıkarlar. Trabzon’a döndüklerinde kahvede safari maceralarını anlatırlar. Temel söze başlar: —İlk gün safariye çıktığımızda pek bişey vuramadık ama gene iyiydi der. Kahvedekiler sorar: —Ne avladınız? Temel: —2 geyik 3 aslan 7 domuz ama ikinci gün daha iyiydi. 4 aslan 6 geyik 5 gergedan 3 Noopliiz vurduk, üçüncü günde 6 Noopliiz 5 fil 6 kaplan vurduk. Ama son gün en iyi gündü, 16 Noopliiz, 14 geyik 12 domuz 11 gergedan vurduk. Kahvedekilerde bunun üzerine sorarlar —Yaaa hepsini anladık da bu "Noopliiz"ler ne olii? Temel yanıt verir: —Valla böyle bir hayvani bizde bilmiyorduk. Biz avlanırken çalıların arasından kara kuru yaratıklar çıkıp "no please, noo pleaseeee!!!!"diye bağırıyorlardı.

02 04 2010 / Devamı

Fıkra: Zebaniyle pazarlık

Bir köyde aynı gün bir Kayseri’li, bir Laz ve bir Diyarbakır'lı ölmüş. Köylüler cenazeleri gömdükten sonra kahveye oturup çay söylemişler. Birazdan bir bakmışlar ki Laz mezardan çıkmış üstünü başını silkeleyerek kahveye geliyor! —N’oldu? Hayırdır, nasıl geldin? Diye sormuşlar. Laz cevaplamış: —Öbür taraf ta aynen burası gibi, zebaninin eline bir beşlik sıkıştırdım. Beni geri gönderdi. Diğerleri merakla sormuşlar: —Peki, Kayseri'li nerede? Diyarbakır'lı nerede? Laz getirilen çayı karıştırırken cevaplamış: —Ben gelirken Kayserili iki buçuğa olmaz mı diye pazarlık ediyordu,  Diyarbakırlı da ben vermem devlet versin diyordu.

02 04 2010 / Devamı

Fıkra: Güverciler ve siyasetçiler

İki emekli parkta güvercinlere yem atıyordu. Biri diğerine: —Şu güvercinlere ne zaman yem atsam aklıma siyasetçiler geliyor dedi. Diğeri neden diye sorunca ekledi; —Yerde dolaşırken elimizden yiyorlar, havalanınca tepemize pisliyorlar

02 04 2010 / Devamı

Fıkra: RANDEVU EVİ

İstanbul’un en meşhur randevu evinin kapısı çaldı.  Sahibesi olan  ‘Madam’ kapıyı açtı ve ağırbaşlı, efendi görünümlü, yakışıklı ve 48 ile 52 yaş aralığında olduğunu düşündüğü bir beyefendi ile karşılaştı. —Buyurun beyefendi, size nasıl yardımcı olabilirim diye sordu. —Ben Selma ile görüşmek istiyorum. —Beyefendi, Selma bizim en pahalı kızlarımızdan birisidir.  Belki de kızlarımızdan bir başkasını tercih edersiniz. —Hayır, kesinlikle Selma ile görüşmek istiyorum. O anda Selma geldi ve adama 1 saatlik vizitesinin 25.000$ (Yirmi beş bin Amerikan Doları) olduğunu belirtti. Hiç duraksamadan ve tereddütsüz adam cebinden 25.000$ nakit parayı çıkarıp Selma’ya uzattı.  Selma parayı alıp cebine attı ve birlikte yukarı çıktılar.  Bir saat sonra da adam memnun ve sakin bir şekilde mekânı terk etti. Ertesi gün adam yine geldi ve tekrar Selma’yı görmek istediğini söyledi.  Selma adama, ücretinin aşırı derecede pahalı olduğundan dolayı hiçbir kimsenin üst üste iki gün gelmediğini ve de herhangi bir indirim olamayacağını belirtti.  Ve yine adam Selma’ya 25.000$ nakit parayı çıkarıp teslim etti ve tekrar yukarı çıktılar.  Takriben 1 saat sonra adam yine mekânı mutlu bir şekilde terk etti. Üçüncü gün adam yine gelmişti.  Herkes şaşırtmıştı, çünkü hiçbir kimse 3 gün üst üste gelmemişti.  Ama adam yine 25.000$ nakit parayı ödedi ve yukarı çıktılar.  Birliktelikleri bittikten sonra ve üstlerini giyinirken Selma adama; —Hiçbir kimse benimle 3 gün üst üste olamadı.  Siz ne iş yaparsınız ve de nerelisiniz? Diye sordu. —Diyarbakır diye cevap verdi adam. —Ger&c...

02 04 2010 / Devamı

ÇEYREK VİAGRA

Yaşlı adam köşe basındaki eczaneye girdi ve: —Evladım, bana şuradan Viagra versene... —Vereyim bey amca, ne kadar istiyorsun? —Birkaç tane ver işte. Ama benim gücüm yetmez, şunları dört parçaya bölüp de ver. —Ama amcacığım, diye itiraz etti eczacı, o zaman ise yaramaz ki. Hele bu yaşta... —Evladım, dedi yaşlı adam, Seksen yaşına geldim. Derdim seks meks değil, ayakkabımın üstüne işetmeyeçek kadar kaldırsın yeter..."

02 04 2010 / Devamı

Centilkro (gentlekro) nedir?

Kibar olduğunu zanneden ve bu imajı vermeye çalışan fakat içindeki ayıyı bir türlü dizginleyemeyen insan azmanı. ekşi sözlük Etrafımızda bu tipleri her zaman görmek mümkün. Kendini entellektüel veya bilgili, modern birisi gibi göstermeye çalışan fakat yakından uzaktan ilgisi olmayan tiplerdir. Maske takmış krolardır. Yandaki şekil A da örnek sunuludur.

01 04 2010 / Devamı





Copyright © Ben Yazıyorum 2007 - 2016 - Sitemap - Arşiv
Tasarım webbilgi.org